“expel” in Turkish
Definition
Birini ceza olarak bir yerden, gruptan veya kuruluşdan resmî olarak çıkarmak; ayrıca vücuttan bir şeyi dışarı atmak anlamına gelir.
Usage Notes (Turkish)
Resmî ve ciddi bir kelimedir; okuldan, bir ülkeden veya kulüpten atmak için kullanılır ('expel from school' = okuldan atmak).
Examples
The school decided to expel him for cheating.
Okul, kopya çektiği için onu **kovmaya** karar verdi.
The body can expel harmful substances.
Vücut zararlı maddeleri **atabilir**.
Some countries expel foreign diplomats during conflicts.
Bazı ülkeler çatışma dönemlerinde yabancı diplomatları **sınır dışı eder**.
He was shocked to be expelled after just one mistake.
Sadece bir hatadan sonra **kovulduğu** için şok oldu.
If you break the rules again, you might get expelled from the club.
Kuralları bir kez daha bozarsan, kulüpten **atılabilirsin**.
Doctors help patients expel fluids from their lungs.
Doktorlar hastaların akciğerlerinden sıvı **atmalarına** yardımcı olur.