“exhibit” in Turkish
Definition
Bir şeyi insanların görebilmesi için özellikle müze, galeri veya resmi bir ortamda göstermek. Ayrıca, sergilenen bir nesne veya özel sergi parçasını da ifade eder.
Usage Notes (Turkish)
'exhibit' hem fiil hem isim olarak kullanılır. Fiil olarak 'göstermek'ten daha resmidir; müze, hukuk ve akademik alanlarda rastlanır. 'exhibit signs of stress', 'on exhibit', 'court exhibit' gibi kalıpları görebilirsiniz. 'exhibition' ise tüm etkinliği anlatır, karıştırmayın.
Examples
The museum will exhibit old paintings next month.
Müze, önümüzdeki ay eski tabloları **sergileyecek**.
The lawyer asked the judge to mark the photo as Exhibit A.
Avukat, hakime fotoğrafı **Sergi Parçası** A olarak işaretlemesini istedi.
This flower exhibits a bright red color.
Bu çiçek parlak kırmızı bir renk **sergiliyor**.
My favorite exhibit was the dinosaur skeleton.
En sevdiğim **sergi parçası** dinozor iskeletiydi.
He didn’t exhibit any interest in the idea.
O bu fikre hiçbir ilgi **sergilemedi**.
A lot of kids exhibit nervousness on the first day of school.
Birçok çocuk okuldaki ilk gününde heyecan **sergiler**.