exaggerating” in Turkish

abartmak

Definition

Bir şeyi gerçekte olduğundan daha büyük, daha iyi, daha kötü veya aşırı olarak tanımlamak.

Usage Notes (Turkish)

'stop exaggerating', 'you're exaggerating' gibi ifadeler yaygın. Hikayeleri veya şikayetleri olduğundan daha abartılı göstermek için kullanılır. Genelde resmi değil, tamamen yalanla aynı değildir.

Examples

He is exaggerating about how much homework he has.

Ödevinin ne kadar çok olduğunu **abartıyor**.

Stop exaggerating, it wasn't that scary.

**Abartmayı** bırak, o kadar da korkunç değildi.

Are you exaggerating about how fast you ran?

Ne kadar hızlı koştuğunu **abartıyor** musun?

She loves exaggerating her stories to make them funnier.

Hikayelerini daha komik yapmak için **abartmayı** seviyor.

You're not exaggerating when you say that was the best movie ever.

Bunun şimdiye kadar izlediğin en iyi film olduğunu söylerken **abartmıyorsun**.

Whenever he's late, he starts exaggerating the traffic problems.

Ne zaman geç kalsa trafik sorunlarını **abartmaya** başlar.