“equipped” in Turkish
Definition
Belirli bir amaç veya durum için gerekli olan şeylere, araçlara veya yeteneklere sahip.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle 'with' ile hangi ekipman veya özelliğin var olduğunu belirtmek için kullanılır. Hem teknik hem günlük kullanıma uygundur. Kişi direkt tanımlanmaz, daima bir donanım ya da yetkinlik vurgulanır.
Examples
The car is equipped with airbags.
Araba, hava yastıklarıyla **donanımlı**.
Our school is equipped for online classes.
Okulumuz, çevrim içi dersler için **donanımlı**.
Thanks to the new software, our computers are now fully equipped to handle large files.
Yeni yazılım sayesinde bilgisayarlarımız artık büyük dosyaları işleyebilecek şekilde tamamen **donanımlı**.
She is equipped with the skills for this job.
Onun bu iş için gerekli becerileri **var**.
Is your phone equipped with the latest camera features?
Telefonunuzda en yeni kamera özellikleri **var mı**?
No one felt equipped to answer the tough questions in the meeting.
Toplantıda kimse zor soruları yanıtlayacak kadar **hazır hissedemedi**.