entry” in Turkish

girişkayıtbaşvuru

Definition

Giriş, bir yere girilmesini sağlayan yer ya da işaret; ayrıca bir listeye, deftere veya sözlüğe yazılmış madde ya da bir yarışmaya gönderilmiş şeydir.

Usage Notes (Turkish)

'Entry fee' (giriş ücreti), 'main entry' (ana giriş), 'dictionary entry' (sözlük maddesi), 'journal entry' (günlük kaydı), 'competition entry' (yarışma başvurusu) gibi kullanımları yaygındır. 'Entrance' ile karıştırmayın; 'entrance' genellikle fiziksel kapı veya giriş anlamına gelir.

Examples

The museum has a side entry for visitors with wheelchairs.

Müzede tekerlekli sandalye kullanan ziyaretçiler için yan bir **giriş** vardır.

Please write your name on the first entry on the list.

Lütfen listenin ilk **girişine** adınızı yazınız.

Her photo won first prize in the art entry contest.

Onun fotoğrafı sanat **yarışma başvurusu** yarışmasında birincilik kazandı.

I found a really useful entry on this word in the dictionary.

Bu kelime hakkında sözlükte gerçekten faydalı bir **giriş** buldum.

Make sure your entry is submitted before midnight.

**Başvurunuz**un gece yarısından önce gönderildiğinden emin olun.

There was no sign at the back entry, so we walked past it.

Arka **girişte** hiçbir tabela yoktu, bu yüzden yanından geçtik.