“enormous” in Turkish
Definition
Boyut, miktar ya da derecede alışılmışın çok üzerinde, son derece büyük olan.
Usage Notes (Turkish)
'enormous' kelimesi 'big' ya da 'large'dan daha güçlü bir vurgu yapar. Hem fiziksel büyüklük hem de 'enormous effort' veya 'enormous influence' gibi soyut kavramlar için doğal bir şekilde kullanılır.
Examples
That mistake could have had enormous consequences for the whole team.
Bu hata tüm ekip için **büyük** sonuçlar doğurabilirdi.
They live in an enormous house by the lake.
Göl kenarında **muazzam** bir evde yaşıyorlar.
The elephant is enormous.
Fil **devasa**.
We have an enormous amount of homework tonight.
Bu akşam **muazzam** miktarda ödevimiz var.
Getting this project done in two days would be an enormous challenge.
Bu projeyi iki günde bitirmek **büyük** bir meydan okuma olurdu.
She made an enormous effort to stay calm during the meeting.
Toplantı sırasında sakin kalmak için **muazzam** bir çaba gösterdi.