“engaging” in Turkish
Definition
Bir şey ya da biri ilgi çekici ise kolayca dikkatinizi ve ilginizi çeker, aynı zamanda hoş bir izlenim bırakır.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle insan, hikaye, sunum veya deneyimler için kullanılır. 'Engaging smile', 'engaging speaker' gibi kalıplara dikkat edin; 'engaged' ile karıştırmayın.
Examples
She has an engaging smile that makes everyone feel welcome.
Onun **ilgi çekici** gülümsemesi herkesi hoş karşılıyor.
The book is very engaging; I couldn't stop reading it.
Kitap çok **etkileyici**; elimden bırakamadım.
He's such an engaging speaker that people always listen closely.
O kadar **etkileyici** bir konuşmacı ki herkes onu dikkatle dinliyor.
I found her personality really engaging; we talked for hours.
Kişiliğini gerçekten **ilgi çekici** buldum; saatlerce sohbet ettik.
The teacher gave an engaging lesson that made learning fun.
Öğretmen **ilgi çekici** bir ders verdi ve öğrenmek eğlenceli oldu.
The museum had an engaging exhibit that attracted lots of visitors.
Müzede çok sayıda ziyaretçi çeken **ilgi çekici** bir sergi vardı.