“eloquent” in Turkish
Definition
Duygu ve düşüncelerini açık, etkili ve çoğunlukla güzel bir şekilde ifade edebilen kişi, özellikle konuşma veya yazıda.
Usage Notes (Turkish)
‘Etkileyici’ ve ‘anlamlı’ özellikle konuşma veya yazıdaki derinlik ve güzellik için kullanılır. Günlük, sıradan konuşmalar için kullanılmaz; vurgulu ve zarif ifadelerde kullanılır.
Examples
She gave an eloquent speech at the ceremony.
Törende **etkileyici** bir konuşma yaptı.
He is known for his eloquent writing style.
Onun **etkileyici** yazı tarzı ile tanınır.
Her eloquent words moved everyone in the audience.
**Etkileyici** sözleri salondaki herkesi etkiledi.
Even in silence, his eyes gave an eloquent message.
Sessizlikte bile gözleri **anlamlı** bir mesaj verdi.
She’s always so eloquent when she explains complicated ideas.
Karmaşık fikirleri anlatırken daima çok **etkileyici** olur.
People were impressed by how eloquent he sounded under pressure.
Baskı altında ne kadar **etkileyici** konuştuğu herkesi etkiledi.