“elite” in Turkish
Definition
Toplumda veya bir kuruluşta en yetenekli, güçlü veya etkili küçük bir grup insan.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle ayrıcalıklı, güçlü ve küçük gruplar için kullanılır; olumlu veya olumsuz anlam taşıyabilir. Hem isim hem de sıfat olarak kullanılır ('elit sporcu').
Examples
Only the elite have access to this club.
Bu kulübe sadece **elit** kişiler girebilir.
He dreams of becoming an elite scientist.
O, **elit** bir bilim insanı olmanın hayalini kuruyor.
The political elite often make decisions behind closed doors.
Siyasi **elit** genellikle kapalı kapılar ardında kararlar alır.
These are shoes made for elite athletes.
Bu ayakkabılar **elit** sporcular için yapılmıştır.
It’s hard to break into the social elite if you weren’t born into it.
Eğer o sınıfta doğmadıysan, sosyal **elit** arasına girmek zordur.
She trained hard to join the elite team.
O, **elit** takıma katılmak için çok çalıştı.