elevate” in Turkish

yükseltmekartırmak

Definition

Bir şeyi daha yüksek bir konuma taşımak ya da ruh hali, statü, kalite gibi şeyleri geliştirmek.

Usage Notes (Turkish)

Genellikle resmi veya akademik konuşmalarda kullanılur. 'elevate one's mood', 'elevate status', 'elevate awareness' gibi ifadelerde görülür. Çoğunlukla gelişmeyi ifade eder; doğrudan fiziksel kaldırma anlamı nadirdir. 'escalate' ile karıştırmayın.

Examples

Please elevate your leg to reduce swelling.

Şişliği azaltmak için lütfen bacağınızı **yükseltin**.

Music can elevate your mood.

Müzik ruh halinizi **yükseltebilir**.

This program aims to elevate education standards.

Bu program eğitim standartlarını **yükseltmeyi** amaçlıyor.

Hard work can really elevate your position in the company.

Sıkı çalışma, şirketteki konumunuzu gerçekten **yükseltebilir**.

We hope this event will elevate awareness about climate change.

Bu etkinliğin iklim değişikliği konusunda farkındalığı **artırmasını** umuyoruz.

A little praise can elevate someone's day.

Biraz övgü birinin gününü **yükseltebilir**.