“elbow” in Turkish
Definition
Kolun ortasında, kolun büküldüğü eklemdir. Aynı zamanda bu eklemi örten kıyafet bölümünü de ifade edebilir.
Usage Notes (Turkish)
En çok vücudun bir bölgesi olarak kullanılır. 'elbow pain', 'bend your elbow', 'rest on your elbows' gibi ifadelerde geçer. Fiil olarak, dirsekle itmek veya kalabalık arasında yol açmak anlamında ('elbow your way through').
Examples
She hurt her elbow when she fell off her bike.
Bisikletten düşünce **dirseğini** incitti.
Put your elbows on the table if you need to lean forward.
Öne eğilmek istersen **dirseklerini** masaya koy.
The jacket has holes at the elbows.
Ceketin **dirseklerinde** delikler var.
He gave me a quick elbow to get my attention.
Dikkatimi çekmek için bana hızlıca bir **dirsek** attı.
We had to elbow our way through the crowd after the concert.
Konserden sonra kalabalığın içinden **dirsekleyerek** yolumuzu açmak zorunda kaldık.
My elbow has been sore since tennis practice yesterday.
Dün tenis antrenmanından beri **dirseğim** ağrıyor.