“eastern” in Turkish
Definition
Bir yerin, bölgenin veya ülkenin doğusunda bulunan ya da doğuya doğru olan anlamındadır. Ayrıca dünyanın doğu kısmıyla bağlantılı şeyler için de kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Çoğunlukla isimlerden önce ('eastern coast', 'eastern Europe' gibi) kullanılır. Gündelik konuşmadan ziyade coğrafi ve tanımlayıcı ifadelerde daha yaygındır. 'east' kelimesiyle karıştırmayın.
Examples
We drove across the state and stopped in a small eastern town for lunch.
Eyalet boyunca sürüp, öğle yemeği için küçük bir **doğu** kasabasında durduk.
The sun rises in the eastern sky.
Güneş, **doğu** gökyüzünde doğar.
They live in the eastern part of the city.
Onlar şehrin **doğu** kesiminde yaşıyor.
This bird is common in eastern Asia.
Bu kuş, **doğu Asya**'da yaygındır.
The storm is moving toward the eastern coast, so flights may be delayed.
Fırtına **doğu** kıyısına doğru ilerliyor, bu yüzden uçuşlarda gecikme olabilir.
A lot of eastern dishes use ginger in really interesting ways.
Birçok **doğu** yemeğinde zencefil çok ilginç şekillerde kullanılır.