drew” in Turkish

çizdiçektiilgisini çektiçıkardı (sonuç/nefes)

Definition

'Draw' fiilinin geçmiş zaman halidir. Bir resim çizmek, bir şeyi çekmek, ilgiyi üzerine çekmek ya da bir sonuç veya nefes almak anlamında kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

‘Draw’ genellikle kalem veya kurşun kalemle çizmek anlamına gelir, ‘paint’ ise boya ile yapılır. ‘Drew attention’, ‘drew a conclusion’ gibi deyimlerde yaygın olarak kullanılır.

Examples

She drew a cat in her notebook.

Defterine bir kedi **çizdi**.

He drew the door open.

Kapıyı **çekerek** açtı.

The bright sign drew my eyes.

Parlak tabela gözlerimi **çekti**.

Her comment drew a lot of attention online.

Onun yorumu internette çok fazla **ilgi çekti**.

After reading the report, we drew the same conclusion.

Raporu okuduktan sonra aynı **sonucu çıkardık**.

She drew a deep breath before answering.

Cevaplamadan önce derin bir **nefes aldı**.