“drained” in Turkish
Definition
Kendini aşırı yorgun ve enerjisiz hissetmek; ayrıca tüm sıvı veya kaynakları alınmış şeyler için de kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Günlük konuşmada yorgunluk, özellikle zihinsel veya duygusal tükenmişlik için yaygın ('I feel drained'). Sıvılar için de kullanılır ('the pool is drained'). 'tired'dan güçlü, 'exhausted'dan hafif.
Examples
After working all day, I felt completely drained.
Tüm gün çalıştıktan sonra tamamen **bitkin** hissettim.
The lake was drained to clean it.
Göl, temizlenmek için **boşaltıldı**.
She looked drained after the exam.
Sınavdan sonra çok **bitkin** görünüyordu.
Wow, that meeting just left me drained.
Vay, o toplantı beni tam anlamıyla **bitkin** bıraktı.
By Friday, I'm usually pretty drained from the whole week.
Cuma gününe gelince genelde tüm haftadan **bitkin** oluyorum.
My phone battery was totally drained by the end of the trip.
Seyahat sonunda telefonumun pili tamamen **bitmişti**.