“dragon” in Turkish
Definition
Ejderha, masallarda ve mitolojide geçen, genellikle kanatlı, pullu ve ateş püskürtebilen büyük hayali bir yaratıktır. Bazı kültürlerde tehlikeli bir canavar, bazılarında ise güçlü ve uğurlu kabul edilir.
Usage Notes (Turkish)
Gerçek bir hayvan değil, hayali ya da efsanevi bir varlıktır. Batı kültüründe genellikle kötü, Doğu Asya'da ise güçlü veya uğurlu olarak kabul edilir. Sıkça kullanılan deyimler: 'ateş püsküren ejderha', 'ejderha efsanesi', 'ejderha kostümü'.
Examples
The dragon in the story lives in a cave.
Hikayedeki **ejderha** bir mağarada yaşıyor.
The child drew a green dragon.
Çocuk yeşil bir **ejderha** çizdi.
In this game, you fight a dragon at the end.
Bu oyunda, sonunda bir **ejderha** ile savaşıyorsun.
That movie was fun, but the dragon looked a little fake.
O film eğlenceliydi, ama **ejderha** biraz yapay görünüyordu.
My nephew is obsessed with dragons right now.
Yeğenim şu sıralar **ejderhalara** kafayı takmış durumda.
If there were a dragon in the backyard, I would move out immediately.
Arka bahçede bir **ejderha** olsaydı, hemen taşınırdım.