“documentary” in Turkish
Definition
Gerçek insanları, olayları veya doğayı anlatan, genellikle röportaj ve gerçek görüntüler içeren film veya televizyon programıdır.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle kurgu veya haber değil, gerçeklere dayalı filmleri anlatır. 'Belgesel izlemek', 'doğa belgeseli', 'tarihi belgesel' şeklinde kullanılır.
Examples
I prefer a good documentary over a blockbuster movie any day.
Her zaman bir gişe rekortmeninden çok iyi bir **belgesel** tercih ederim.
We watched a documentary about penguins in class.
Sınıfta penguenlerle ilgili bir **belgesel** izledik.
This documentary explains how chocolate is made.
Bu **belgesel**, çikolatanın nasıl yapıldığını açıklıyor.
She loves to watch a documentary before bed.
O, yatmadan önce bir **belgesel** izlemeyi sever.
Did you catch that new documentary on volcanoes last night?
Dün geceki o yeni volkan **belgeselini** izledin mi?
The documentary really opened my eyes to environmental issues.
Bu **belgesel** çevre sorunlarına bakış açımı gerçekten değiştirdi.