dividing” in Turkish

bölücüayıran

Definition

Bir şeyi parçalara ayırma veya insanlar ya da nesneler arasında ayrım oluşturan eylem.

Usage Notes (Turkish)

Genellikle 'dividing line', 'dividing wall' gibi ifadelerde geçer ve hem fiziksel hem de sembolik ayrımları anlatır. Tek başına isim olarak kullanılmaz.

Examples

We are dividing the pizza into six pieces.

Pizzayı altı parçaya **bölücü** olarak ayırıyoruz.

A fence is dividing the playground from the garden.

Bir çit, oyun alanını bahçeden **bölücü** olarak ayırıyor.

She is dividing her time between work and family.

O, zamanını iş ve aile arasında **bölücü** olarak ayırıyor.

This issue is dividing the community and causing arguments.

Bu konu topluluğu **bölücü** yapıyor ve tartışmalara yol açıyor.

There's a thin dividing line between love and hate.

Sevgi ve nefret arasında ince bir **bölücü** çizgi vardır.

People keep dividing into different groups over politics.

İnsanlar siyasette sürekli farklı gruplara **bölücü** şekilde ayrılıyor.