“distinct” in Turkish
Definition
Bir şeyden açıkça ayrılan veya farklı olan; kolayca görülebilen, duyulabilen veya tanınabilen anlamına gelir.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok resmî veya akademik ortamlarda kullanılır. 'Different'dan daha güçlü bir ayrım vurgular; 'distinct advantage', 'distinct group' gibi ifadelerde sık geçer. 'Distinctive' ile karıştırmayın.
Examples
There are three distinct colors in this painting.
Bu tabloda üç **belirgin** renk var.
Online learning offers a distinct advantage for busy people.
Çevrim içi öğrenme, yoğun insanlar için **belirgin** bir avantaj sunar.
Even though they’re siblings, their interests are totally distinct.
Kardeş olmalarına rağmen, ilgi alanları tamamen **farklı**.
They come from two distinct cultures.
Onlar iki **farklı** kültürden geliyorlar.
Her voice was loud and distinct.
Onun sesi yüksek ve **belirgindi**.
We had the distinct feeling that something was wrong.
Bir şeylerin yolunda gitmediğine dair **belirgin** bir hisse kapıldık.