dissolve” in Turkish

çözmek (katı bir şeyi sıvıda)dağıtmak (bir kuruluşu)

Definition

Bir katı maddeyi sıvıya karıştırıp onun bir parçası hâline getirmek ya da bir grubu/resmi kuruluşu sona erdirmek.

Usage Notes (Turkish)

'çözmek' kimyada ve günlük dilde ('suda şeker çözmek') kullanılır, 'dağıtmak' ise resmi kuruluşlar/gruplar için kullanılır. 'solve' (bir sorunu çözmek) ile karıştırmayın.

Examples

Salt will dissolve in water very quickly.

Tuz suda çok hızlı **çözünecek**.

Please dissolve the tablet in a glass of water.

Lütfen tableti bir bardak suda **çözün**.

The company was dissolved last year.

Şirket geçen yıl **dağıtıldı**.

Just stir the powder until it dissolves completely.

Toz tamamen **çözünene** kadar karıştırın.

After the argument, the club decided to dissolve itself.

Tartışmadan sonra kulüp kendini **dağıtmaya** karar verdi.

It took a while for the sugar to dissolve, so I kept stirring.

Şekerin tamamen **çözünmesi** biraz zaman aldı, bu yüzden karıştırmaya devam ettim.