“disobey” in Turkish
Definition
Kurallara, emirlere veya otoriteye uymamak ya da itaat etmemek.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok ciddi ve resmî durumlarda kullanılır; çocukların ebeveyne karşı gelmesi veya askerlerin emir dinlememesi gibi. 'Ignore' ile karıştırmayın; ikisi farklıdır.
Examples
You can't just disobey the law because you don't like it.
Sadece hoşuna gitmiyor diye yasayı **itaat etmemezlik** edemezsin.
The soldier knew it was risky to disobey a direct order.
Asker, doğrudan bir emre **itaat etmemenin** riskli olduğunu biliyordu.
If you disobey the rules, you might get in trouble.
Kurallara **itaat etmezsen**, başın derde girebilir.
Children should not disobey their parents.
Çocuklar, anne babalarına **itaat etmemeli**.
The dog was punished because it disobeyed its owner.
Köpek, sahibine **itaat etmediği** için cezalandırıldı.
My little brother loves to disobey me just to get my attention.
Küçük kardeşim sadece dikkatimi çekmek için bana **karşı gelmeyi** sever.