disciplinary” in Turkish

Disiplin, kural veya ceza ile ilgili; davranışı düzeltmek ya da kuralları uygulamak amacıyla alınan önlemler için kullanılır.

Definition

Disiplin, kural veya ceza ile ilgili; davranışı düzeltmek ya da kuralları uygulamak amacıyla alınan önlemler için kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

Genellikle eğitim, işyeri veya hukuk ortamlarında geçer; 'disciplinary action' (disiplin cezası), 'disciplinary hearing' (disiplin duruşması) gibi ifadelerde kullanılır. Disiplin dalı anlamında değildir.

Examples

The school took disciplinary action against the student.

Okul, öğrenciye karşı **disiplin ile ilgili** bir işlem uyguladı.

Employees must follow disciplinary rules at work.

Çalışanlar işyerinde **disiplin ile ilgili** kurallara uymalıdır.

Breaking the rules can lead to disciplinary problems.

Kuralları çiğnemek **disiplin ile ilgili** sorunlara yol açabilir.

He faced a disciplinary hearing after arriving late too many times.

Çok fazla geç geldiği için **disiplin ile ilgili** duruşmaya çıktı.

There are clear disciplinary procedures for handling complaints.

Şikayetleri ele almak için net **disiplin ile ilgili** prosedürler vardır.

The coach believes a disciplinary warning is better than punishment right away.

Antrenör, anında ceza vermektense **disiplin ile ilgili** bir uyarının daha iyi olduğuna inanıyor.