directly” in Turkish

doğrudandirekt olarak

Definition

Arada başka bir şey veya kişi olmadan ya da yön değiştirmeden, doğrudan bir şekilde yapılan iş için kullanılır. Ayrıca hemen anlamında da kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

Resmi ve günlük dilde sık kullanılır; 'doğrudan gitmek', 'direkt olarak konuşmak' gibi kalıplarla görülür. Hangi anlamda kullanıldığını bağlam belirler.

Examples

Please go directly to the office after lunch.

Lütfen öğle yemeğinden sonra **doğrudan** ofise gidin.

She looked directly at me and smiled.

Bana **doğrudan** baktı ve gülümsedi.

I will answer your email directly.

E-postanıza **doğrudan** cevap vereceğim.

If you have a problem, talk to me directly instead of complaining online.

Bir sorunun varsa, çevrimde şikayet etmek yerine benimle **doğrudan** konuş.

The train goes directly to the airport, so we don't need to change lines.

Tren **doğrudan** havaalanına gidiyor, bu yüzden aktarma yapmamıza gerek yok.

I'll come directly after work if traffic isn't too bad.

Trafik çok kötü olmazsa işten sonra **doğrudan** gelirim.