“devote” in Turkish
Definition
Zamanını, enerjisini veya dikkatini önemli bir şeye ya da kişiye tamamen vermek.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle 'to' ile birlikte kullanılır: 'devote time to studying'. Resmi ve olumlu bir anlam taşır; güçlü bir bağlılık ifade eder. Zaman, enerji, yaşam gibi soyut kavramlarla kullanılır, maddi nesnelerde kullanılmaz.
Examples
I admire people who devote themselves to a cause.
Bir davaya kendilerini **adayan** insanlara hayranım.
They devote their weekends to family activities.
Hafta sonlarını aile aktivitelerine **adıyorlar**.
I devote two hours every day to reading.
Her gün iki saatimi okumaya **adıyorum**.
She wants to devote her life to helping others.
Başka insanlara yardım etmeye hayatını **adamayı** istiyor.
You really have to devote a lot of energy to learning a new language.
Yeni bir dil öğrenmek için gerçekten çok fazla enerji **adaman** gerekir.
After retiring, he decided to devote his time to gardening and travel.
Emekli olduktan sonra zamanını bahçeciliğe ve seyahate **adamaya** karar verdi.