“desolate” in Turkish
Definition
İnsan ya da yaşam olmayan, boş ve üzgün hissettiren yerler için kullanılır. Ayrıca kendini çok yalnız veya üzgün hisseden kişileri de tanımlar.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle insan ya da bitki olmayan yerler için kullanılır. Duygusal anlamda ise derin bir yalnızlık ya da üzüntüyü ifade eder. Daha çok edebi ya da resmî bir tondadır, günlük hayatta fazla kullanılmaz. Örnek: 'desolate land', 'feel desolate'.
Examples
The old house looked desolate after everyone moved away.
Herkes taşındıktan sonra eski ev tamamen **ıssız** görünüyordu.
The desert was wide and desolate, with no signs of life.
Çöl çok geniş ve **ıssızdı**, hiçbir yaşam belirtisi yoktu.
She felt desolate after her best friend moved away.
En iyi arkadaşı taşındıktan sonra kendini **kederli** hissetti.
The streets were so desolate at night that it felt eerie walking alone.
Geceleri sokaklar öyle **ıssızdı** ki, yalnız yürümek tüyler ürperticiydi.
After the hurricane, the once lively town looked completely desolate.
Kasırgadan sonra önceden canlı olan kasaba tamamen **ıssız** görünüyordu.
He sounded so desolate on the phone, I knew something was wrong.
Telefonda sesi o kadar **kederli** geliyordu ki, bir sorun olduğunu anladım.