depository” in Turkish

depomuhafaza kurumu

Definition

Değerli eşyaların, belgelerin veya paranın güvenli bir şekilde saklandığı yer veya kurumdur. Genellikle banka, arşiv veya müze gibi resmi yerlerdir.

Usage Notes (Turkish)

Resmi ve yasal ortamlarda kullanılır; gündelik depolama yerleri için uygun değildir. Banka veya resmi arşivden bahsederken tercih edilir.

Examples

The gold bars are kept in a secure depository.

Altın külçeleri güvenli bir **depo**da tutuluyor.

Once the artwork is finished, it will be stored in the museum's depository until the exhibition.

Sanat eseri tamamlandığında, sergiye kadar müzenin **depo**sunda saklanacak.

The bank acts as a depository for people's money.

Banka, insanların parası için bir **muhafaza kurumu** olarak görev yapar.

The museum built a special depository for ancient manuscripts.

Müze, antik el yazmaları için özel bir **depo** inşa etti.

All important legal documents are sent to the central depository downtown.

Tüm önemli yasal belgeler şehir merkezindeki merkezi **depo**ya gönderilir.

The documents were misplaced because the wrong depository was labeled.

Belgeler, yanlış **depo** etiketlendiği için kayboldu.