demonic” in Turkish

şeytaniiblisan

Definition

'Şeytani' bir şey, aşırı kötü, zalim ya da doğrudan şeytan ve kötü ruhlarla ilgili anlamına gelir.

Usage Notes (Turkish)

Gündelik konuşmada nadiren geçer; çoğunlukla korku hikâyeleri, filmler veya dini anlatımlarda kullanılır. 'Evil'dan daha şiddetli bir anlam taşır.

Examples

The villain had a demonic laugh that scared everyone.

Kötü adamın **şeytani** bir kahkahası herkesi korkuttu.

Some people believe in demonic spirits.

Bazı insanlar **iblisan** ruhlara inanır.

The movie showed a demonic creature attacking the city.

Filmde şehre saldıran bir **şeytani** yaratık vardı.

His eyes had a demonic glow in the dark.

Karanlıkta gözleri **şeytani** şekilde parlıyordu.

She danced with a kind of demonic energy, wild and unstoppable.

O, durdurulamaz, vahşi bir **şeytani** enerjiyle dans etti.

They say the haunted house gives off a demonic vibe at night.

Söylentilere göre, o perili ev geceleyin **şeytani** bir hava veriyor.