defenseless” in Turkish

savunmasızkorunmasız

Definition

Kendini veya başkasını tehlikeden koruyacak gücü veya koruması olmayan; savunmada zayıf olan.

Usage Notes (Turkish)

Daha çok savunmasız veya korunmasız kişiler, hayvanlar ya da nesneler için, duygusal anlatımlarda kullanılır. 'Savunmasız bir argüman' gibi mecazi olarak da kullanılabilir.

Examples

The baby bird was defenseless against the cat.

Yavru kuş kediye karşı tamamen **savunmasız**dı.

The villagers felt defenseless during the storm.

Köylüler fırtına sırasında kendilerini **savunmasız** hissettiler.

The puppy looked defenseless in the big world.

Yavru köpek büyük dünyada **savunmasız** görünüyordu.

Without her friends, she felt completely defenseless.

Arkadaşları olmadan tamamen **savunmasız** hissetti.

The country seems defenseless against cyber attacks.

Ülke siber saldırılara karşı **savunmasız** görünüyor.

He stood there, defenseless, as everyone blamed him.

Herkes onu suçlarken, orada **savunmasız** bir şekilde duruyordu.