“defend” in Turkish
Definition
Birini veya bir şeyi zarardan, saldırıdan ya da eleştiriden korumak. Aynı zamanda birini ya da bir şeyi haklı çıkarmak veya savunmak anlamına da gelir.
Usage Notes (Turkish)
Sıkça 'defend someone/something', 'defend yourself', 'defend against' kalıplarıyla kullanılır. Fiziksel koruma, yasal durumlar ve tartışmada savunma için geçerlidir. Sporda ise karşı takımın gol atmasını engellemek anlamındadır.
Examples
Parents should defend their children when they are in danger.
Ebeveynler, çocukları tehlikede olduğunda onları **savunmalıdır**.
The lawyer will defend her in court.
Avukat, mahkemede onu **savunacaktır**.
I don't agree with her choice, but I'll defend her right to make it.
Kararını onaylamıyorum ama bunu yapma hakkını **savunacağım**.
He kept trying to defend himself, but nobody was listening.
Kendini **savunmaya** çalışmaya devam etti ama kimse dinlemiyordu.
We need strong walls to defend the city.
Şehri **savunmak** için sağlam duvarlara ihtiyacımız var.
If we want to win, we have to defend better in the second half.
Kazanmak istiyorsak, ikinci yarıda daha iyi **savunma** yapmalıyız.