“decisive” in Turkish
Definition
Hızlı ve özgüvenli şekilde karar veren kişiler; ayrıca bir durumun sonucuna güçlü etki yapan şeyler için de kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Kişiler için olumlu ('kararlı lider'), olaylar için tarafsız ('belirleyici galibiyet') anlamındadır. 'decided' veya 'deciding' ile karıştırmayınız.
Examples
It was a decisive moment in their relationship.
Bu, ilişkilerinde **belirleyici** bir andı.
She is a decisive manager who makes quick choices.
O hızlı ve **kararlı** bir yöneticidir.
The final goal was decisive in winning the match.
Son gol maçın **belirleyici** anıydı.
We need a decisive answer to move forward.
İlerlemek için **kararlı** bir cevaba ihtiyacımız var.
Her decisive actions in the crisis saved the company.
Krizdeki **kararlı** eylemleri şirketi kurtardı.
Don’t wait too long—being decisive often leads to better results.
Çok bekleme—**kararlı** olmak genellikle daha iyi sonuçlar getirir.