“deceived” in Turkish
Definition
Birinin yalan söylemesi veya gerçeği gizlemesi sonucu yanlış bir şeye inandırılmak.
Usage Notes (Turkish)
'Aldatılmış' daha çok resmi durumlardaki aldatılma veya duygusal, maddi anlamda kandırılma için kullanılır. 'Aldatılmış hissetmek' veya 'biri tarafından aldatılmak' şeklinde karşılaşılır.
Examples
She felt deceived by her friend's lies.
Arkadaşının yalanlarıyla **aldatılmış** hissetti.
Many people were deceived by the fake advertisement.
Birçok kişi sahte reklamla **aldatılmıştı**.
He realized he had been deceived about the true cost.
Gerçek maliyet hakkında **aldatıldığını** fark etti.
I can't believe I was totally deceived by that story.
O hikayeyle tamamen **aldatılmış** olmama inanamıyorum.
After months of trust, learning I was deceived felt like a punch in the gut.
Aylarca güvendikten sonra **aldatıldığımı** öğrenmek adeta mideme yumruk yemiş gibiydi.
He acted friendly, but I was deceived by his kindness.
Dostça davrandı ama ben onun kibarlığıyla **aldatıldım**.