deceive” in Turkish

aldatmak

Definition

Birine bilerek yanlış bir şeyi inandırarak avantaj elde etmek veya suçtan kaçınmak.

Usage Notes (Turkish)

'Aldatmak' kasıtlı ve olumsuz bir fiildir. 'deceive someone into doing something' gibi yapılarda kullanılır. 'Kandırmak' veya 'yanıltmak' kadar hafif değildir, daha ciddidir.

Examples

He tried to deceive his teacher about his homework.

Ödev konusunda öğretmenini **aldatmaya** çalıştı.

It is wrong to deceive your friends.

Arkadaşlarını **aldatmak** yanlıştır.

Some people deceive others to make money.

Bazı insanlar para kazanmak için başkalarını **aldatır**.

She felt hurt when she realized he had deceived her for months.

Aylarca **aldatıldığını** fark edince çok üzüldü.

Don't let appearances deceive you—things aren't always what they seem.

Görünüşe **aldanma**—her şey göründüğü gibi değildir.

The company deceived customers into thinking the product was safe.

Şirket, müşterileri ürünün güvenli olduğuna **aldattı**.