deceit” in Turkish

aldatmahile

Definition

Birini kasıtlı olarak yanlış bir şeye inandırarak avantaj sağlamaya yönelik davranış.

Usage Notes (Turkish)

‘Aldatma’ ve ‘hile’ resmi veya ciddi durumlarda daha çok kullanılır. Bilerek yapılan kandırma anlamı taşır. Günlük konuşmalarda sık kullanılmaz.

Examples

He was accused of deceit in the court case.

Dava sırasında ona **aldatma** ile suçlama getirildi.

She used deceit to get what she wanted.

İstediğini almak için **aldatma** kullandı.

Deceit can ruin a friendship.

**Aldatma** arkadaşlığı bitirebilir.

People were shocked by his level of deceit after the scandal.

Skandaldan sonra insanlar onun **aldatma** düzeyine şaşırdı.

Trust is hard to regain once deceit is discovered.

**Aldatma** ortaya çıktıktan sonra güveni geri kazanmak zordur.

He hid the truth with clever deceit.

Gerçeği kurnazca bir **aldatma** ile gizledi.