darkest” in Turkish

en karanlık

Definition

Bir şeyin en az ışık aldığı, en karanlık hali; ayrıca en zor veya en umutsuz zamanları da ifade edebilir.

Usage Notes (Turkish)

Daima karşılaştırma amacıyla kullanılır; hem gerçek hem de mecazi karanlık için ('the darkest hour' gibi) yaygındır.

Examples

This is the darkest room in the house.

Burası evdeki **en karanlık** oda.

December is the darkest month of the year.

Aralık yılın **en karanlık** ayıdır.

Don't lose hope—even in your darkest moments, things can get better.

Umutunu kaybetme—even **en karanlık** anlarında bile işler daha iyi olabilir.

He wore the darkest blue jacket I have ever seen.

O, şimdiye kadar gördüğüm **en karanlık** mavi ceketi giyiyordu.

It was the darkest night, with not a star in the sky.

Gökyüzünde hiç yıldız yoktu, bu **en karanlık** geceydi.

Sometimes, the darkest times lead to the brightest changes.

Bazen **en karanlık** zamanlar, en parlak değişimleri getirir.