“dab” in Turkish
Definition
Bir şeye hızlı ve hafifçe dokunmak, genelde sıvı emmek ya da az miktarda bir madde sürmek için yapılır. Küçük miktarı veya popüler bir dans hareketini de ifade edebilir.
Usage Notes (Turkish)
Gayriresmî kullanılır. 'dab at' hafifçe bastırmak, 'dab of cream' az miktar için kullanılır. 'dab' dans anlamında gençler arasında popüler. 'dabble' ile karıştırma.
Examples
She used a tissue to dab her eyes.
Gözlerini silmek için peçeteyle hafifçe **dokundu**.
Add a dab of butter to the pan.
Tavaya biraz **biraz** tereyağı ekleyin.
He tried to dab the paint on the wall.
Duvara boyayı hafifçe **dokunmaya** çalıştı.
Just a dab of hot sauce is enough!
Biraz **biraz** acı sos yeterlidir!
I saw him do the dab at the party last night.
Dün gece partide **dab** yaptığını gördüm.
She quickly dabbed at the coffee spill before it stained.
Kahve leke yapmadan önce, hızla **hafifçe dokundu**.