“cub” in Turkish
Definition
Genç bir hayvan, özellikle ayı, aslan, kaplan veya kurt gibi vahşi bir hayvanın yavrusu.
Usage Notes (Turkish)
Çoğunlukla vahşi hayvan yavruları (ör. 'aslan yavrusu') için kullanılır. Evcil hayvanlar için kullanılmaz.
Examples
The zoo has a new tiger cub.
Hayvanat bahçesinde yeni bir kaplan **yavrusu** var.
A lion cub stays close to its mother.
Bir aslan **yavru**su annesinin yanında kalır.
She saw a bear cub in the forest.
Ormanda bir ayı **yavrusu** gördü.
The documentary followed a wolf cub as it learned to hunt.
Belgesel, bir kurt **yavrusunun** avlanmayı öğrenmesini izledi.
Did you see the little lion cub playing with its siblings?
Küçük aslan **yavrusunun** kardeşleriyle oynadığını gördün mü?
By spring, the bear cubs are strong enough to climb trees.
İlkbaharda, ayı **yavruları** ağaçlara tırmanacak kadar güçlü olur.