“cry” in Turkish
Definition
Üzgün, yaralı veya çok mutlu olduğunda gözyaşı dökmek; bazen de yardım istemek için yüksek sesle bağırmak.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle 'ağlamak' anlamına gelir, ancak 'cry for help' ('yardım için bağırmak') veya 'cry out' şeklinde de kullanılır. 'Shout' ve 'scream' daha çok yüksek sesle konuşmak ya da bağırmak içindir.
Examples
Babies often cry when they are hungry.
Bebekler acıktığında sıkça **ağlar**.
Don't cry, everything will be okay.
**Ağlama**, her şey yoluna girecek.
She began to cry after watching the sad movie.
O, üzücü filmi izledikten sonra **ağlamaya** başladı.
He tried not to cry at his daughter's wedding, but couldn't help it.
Kızının düğününde **ağlamamaya** çalıştı ama dayanamadı.
I heard someone cry for help in the dark alley.
Karanlık bir sokakta birinin **yardım için bağırdığını** duydum.
She didn't just cry—she laughed through her tears.
O sadece **ağlamadı**—gözyaşlarıyla birlikte güldü de.