“cross” in Turkish
Definition
Bir yerin bir tarafından diğer tarafına geçmek; örneğin yol, nehir gibi. Ayrıca iki çizginin kesişimiyle oluşan şekil ya da Hristiyanlık sembolü anlamına gelir.
Usage Notes (Turkish)
'Cross', 'cross the street', 'cross a bridge' gibi yer adlarıyla sık kullanılır. İsim olarak haç veya çarpı işareti olabilir. 'Across' ile karıştırmayın.
Examples
Please cross the road at the light.
Lütfen ışıklardan yolu **geçin**.
There is a small cross on the wall.
Duvarın üzerinde küçük bir **haç** var.
Put a cross next to the right answer.
Doğru cevabın yanına bir **çarpı işareti** koyun.
I always cross my fingers before a big interview.
Büyük bir mülakattan önce her zaman parmaklarımı **çaprazlarım**.
Be careful not to cross the line with that joke.
O şakayla **çizgiyi aşmamaya** dikkat et.
We had to cross the bridge before it got dark.
Hava kararmadan önce köprüyü **geçmemiz** gerekiyordu.