courageous” in Turkish

cesuryürekli

Definition

Korku, tehlike veya zorluk karşısında yılmadan cesaret gösteren veya güçlü bir duruş sergileyen kişi ya da davranış.

Usage Notes (Turkish)

'Cesur' daha çok büyük, önemli karar ve hareketlerde kullanılır. 'courageous decision', 'courageous act' gibi ifadelerde rastlanır; günlük küçük işler için genelde kullanılmaz.

Examples

The courageous firefighter saved the child from the burning house.

O **cesur** itfaiyeci yanmakta olan evden çocuğu kurtardı.

She made a courageous choice to move to a new country alone.

O, tek başına yeni bir ülkeye taşınma gibi **cesur** bir seçim yaptı.

It was courageous of him to speak up for his friend.

Arkadaşı için konuşmak onun adına gerçekten **cesur**caydı.

You have to be really courageous to try something new when everyone else is afraid.

Herkes korkarken yeni bir şey denemek için gerçekten **cesur** olmalısınız.

Sometimes the most courageous thing is just to be honest about how you feel.

Bazen en **cesur** şey sadece duyguların hakkında dürüst olmaktır.

That was a courageous move—quitting your job to follow your dream!

Bu gerçekten **cesur** bir hareketti—hayalini gerçekleştirmek için işini bırakmak!