cottage” in Turkish

kulübekır evi

Definition

Genellikle kırsalda veya göl kenarında bulunan, küçük ve sade bir ev. Sıklıkla tatil amaçlı kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

'Kulübe' veya 'kır evi' şehirdeki apartmanları değil, daha çok doğada veya kırsalda yer alan küçük ve sıcak evleri tanımlar. 'Plaj kulübesi', 'kır evi' gibi ifadelerle sıkça kullanılır.

Examples

The cottage has only two rooms.

Bu **kulübede** sadece iki oda var.

We rented a cozy cottage for our holiday.

Tatilde kullanmak için samimi bir **kulübe** kiraladık.

We had a bonfire outside the cottage last night.

Dün gece **kulübenin** dışında ateş yaktık.

They spent the weekend at a cottage by the lake.

Göl kenarındaki bir **kulübede** hafta sonunu geçirdiler.

I'd love to retire to a little cottage in the countryside someday.

Bir gün küçük bir **kulübede** kırsalda emekli olmak isterim.

That old stone cottage looks like something from a fairy tale.

O eski taş **kulübe** masaldan fırlamış gibi görünüyor.