“coordinate” in Turkish
Definition
İnsanları veya faaliyetleri etkili şekilde ayarlamak; bir konumu belirten sayı takımı; eşit derecede önemli olan.
Usage Notes (Turkish)
‘Koordinasyon sağlamak’ ile insan ya da işlerin uyumlu çalışmasını belirtir. ‘GPS koordinatı’, ‘birlikte koordinasyon’ gibi ifadelerde geçer. Modada uyumlu parçalar anlamıyla da kullanılır.
Examples
We need to coordinate our efforts to finish on time.
Zamanında bitirmek için çabalarımızı **koordinasyon** sağlamalıyız.
The hikers shared the coordinates of a hidden waterfall that wasn't on any map.
Yürüyüşçüler, hiçbir haritada olmayan gizli bir şelalenin **koordinatını** paylaştı.
Enter the GPS coordinates to find the exact location.
Tam konumu bulmak için GPS **koordinatını** girin.
She was hired to coordinate the event.
Etkinliği **koordinasyon sağlamak** için işe alındı.
It took months to coordinate the relief efforts across three different countries.
Üç farklı ülkede yardım çalışmalarını **koordinasyon** sağlamak aylar sürdü.
You'll need to coordinate with the marketing team before launching the campaign.
Kampanyayı başlatmadan önce pazarlama ekibiyle **koordinasyon** sağlamalısınız.