convictions” in Turkish

inançlarmahkumiyetler

Definition

Güçlü kişisel inançlar veya prensipler. Ayrıca, bir mahkemenin birini suçlu ilan ettiği kararlar.

Usage Notes (Turkish)

Çoğul biçim. Genellikle inançları ifade eder ama hukukta 'mahkumiyet' demektir. 'Convince' (ikna etmek) ile karıştırma. Yaygın kalıplar: 'moral convictions', 'criminal convictions'.

Examples

He has strong convictions about honesty.

Onun dürüstlükle ilgili güçlü **inançları** var.

The judge reviewed his previous convictions before sentencing.

Yargıç, ceza vermeden önce geçmiş **mahkumiyetlerini** gözden geçirdi.

Her convictions guide her choices every day.

Onun **inançları** her gün seçimlerine yön verir.

Despite criticism, she stayed true to her convictions.

Eleştirilere rağmen, **inançlarına** sadık kaldı.

His criminal convictions made it hard for him to find a job.

Suç **mahkumiyetleri** onun iş bulmasını zorlaştırdı.

People respect her because she never compromises her convictions.

İnsanlar onu, **inançlarından** asla taviz vermediği için saygı duyuyor.