“contrast” in Turkish
Definition
İki veya daha fazla şey arasındaki göze çarpan fark; fiil olarak, iki şeyi karşılaştırıp farklılıklarını göstermek demektir.
Usage Notes (Turkish)
Çoğunlukla akademik, sanatsal veya teknik bağlamlarda kullanılır. Yaygın kullanımlar: 'sharp contrast', 'in contrast', 'by contrast'. Fiil olarak, genellikle 'with' veya 'to' ile kullanılır ('contrast A with B'). 'compare' benzerlik ve farkı inceler; 'contrast' sadece farkı vurgular.
Examples
By contrast, her brother is very outgoing.
**Oysa**, onun erkek kardeşi oldukça dışa dönük.
There is a clear contrast between day and night.
Gündüz ve gece arasında belirgin bir **zıtlık** vardır.
The artist used blue and orange to create contrast in the painting.
Sanatçı, tabloya **zıtlık** katmak için mavi ve turuncu kullandı.
We often contrast summer and winter to show their differences.
Genellikle yaz ve kışı **karşılaştırırız** ki farklılıklarını gösterebilelim.
Her bright red dress really stands out in contrast to the grey walls.
Onun parlak kırmızı elbisesi, gri duvarlarla **zıtlık** içinde gerçekten öne çıkıyor.
If you contrast these two reports, you'll see big differences in the results.
Bu iki raporu **karşılaştırırsan**, sonuçlarda büyük farklar göreceksin.