“continuum” in Turkish
Definition
Açık bir ayrım olmadan, kademeli olarak değişen ve bir uçtan diğer uca sorunsuz geçen bir bütün veya aralıktır.
Usage Notes (Turkish)
Akademik ve teknik bağlamlarda kullanılır; genellikle tekil halde ve "on a continuum" gibi ifadelerle karşılaşılır. Keskin ayrımlar olmayan durumlar için uygundur.
Examples
Some languages are so similar that they’re really on a continuum, not totally distinct.
Bazı diller o kadar benzerdir ki, gerçekten bir **süreklilik** içindedir, tamamen ayrı değildir.
Time can be thought of as a continuum with no clear beginning or end.
Zaman; net bir başlangıcı ya da sonu olmayan bir **süreklilik** olarak düşünülebilir.
Emotions aren’t just black and white—they usually fall somewhere on a continuum.
Duygular sadece siyah ya da beyaz değildir—genellikle bir **süreklilik** üzerinde biryerdedir.
There’s a whole continuum between healthy eating and junk food habits.
Sağlıklı beslenme ile abur cubur alışkanlıkları arasında tam bir **süreklilik** vardır.
Colors exist on a continuum from red to violet.
Renkler, kırmızıdan mora kadar bir **süreklilik** oluşturur.
The pain level can be measured on a continuum from mild to severe.
Ağrı seviyesi, hafiften şiddetliye bir **süreklilik** üzerinde ölçülebilir.