contempt” in Turkish

aşağılamaküçümsemehor görme

Definition

Birine ya da bir şeye karşı yoğun bir saygısızlık ve küçümseme duygusu.

Usage Notes (Turkish)

Daha resmi ve duygusal bir kelimedir; sıklıkla 'for' ile kullanılır ('contempt for authority'). 'Hate'den daha hafif ama 'disdain'den daha güçlüdür. Hukuki kullanım: 'held in contempt'.

Examples

She looked at him with contempt.

Ona ona **aşağılayıcı** bir bakış attı.

He has nothing but contempt for cheaters.

O, hilecilere karşı sadece **aşağılama** hissediyor.

His voice was full of contempt.

Sesinde **aşağılama** vardı.

She couldn't hide her contempt for the unfair decision.

Adaletsiz karara karşı olan **aşağılama**sını gizleyemedi.

People sometimes show contempt for rules they find silly.

İnsanlar bazen saçma buldukları kurallara karşı **küçümseme** gösterirler.

He was held in contempt of court for refusing to answer questions.

Soruları yanıtlamadığı için mahkemeye **aşağılama** suçundan cezalandırıldı.