“constitute” in Turkish
Definition
Bir şeyi oluşturmak, meydana getirmek veya başka bir şey olarak kabul edilmek.
Usage Notes (Turkish)
Bu kelime genelde resmi ve akademik metinlerde, hukuk ya da bilim alanında kullanılır. Günlük konuşmada tercih edilmez. Örnek: 'constitute a crime' = suç teşkil etmek.
Examples
Three people constitute a committee.
Üç kişi bir komiteyi **oluşturur**.
Missing a payment can constitute a breach of contract.
Bir ödemenin eksik olması sözleşmenin ihlali olarak **kabul edilebilir**.
These actions constitute a serious offense.
Bu eylemler ciddi bir suç **oluşturur**.
Does forgetting to call really constitute being rude?
Aramayı unutmak gerçekten **kabalık** olarak **sayılır mı**?
His actions don’t constitute a crime under the new law.
Onun eylemleri yeni yasaya göre suç olarak **kabul edilmez**.
A few bad apples don’t constitute the whole group.
Birkaç kötü kişi tüm grubu **oluşturmaz**.