conservative” in Turkish

muhafazakâr

Definition

Geleneklere bağlı olan, ani değişikliklerden kaçınan kişi ya da düşünce; siyasette veya günlük hayatta daha temkinli tavır.

Usage Notes (Turkish)

Siyasette sağ görüşlü partiler için kullanılır; günlük yaşamda ise temkinli, risk almayan kişiler için de geçerlidir. Anlamı her zaman olumsuz değildir, bağlama bağlıdır. 'conservative estimate', 'conservative family', 'conservative dress' gibi kalıplarda sıkça kullanılır.

Examples

He’s quite conservative when it comes to spending money.

Para harcamak konusunda oldukça **muhafazakâr**dır.

I come from a conservative family, so some things were not allowed.

Ben **muhafazakâr** bir aileden geliyorum, bu yüzden bazı şeylere izin verilmiyordu.

Most of his friends are pretty conservative about trying new foods.

Arkadaşlarının çoğu yeni yemekler denemek konusunda oldukça **muhafazakâr**.

My grandfather has very conservative views.

Dedemin görüşleri oldukça **muhafazakâr**dır.

She wore a conservative suit to the interview.

Mülakata **muhafazakâr** bir takım elbise giydi.

This is a conservative estimate of the cost.

Bu, maliyetin **muhafazakâr** bir tahminidir.