“conflicts” in Turkish
Definition
İnsanlar, gruplar veya ülkeler arasında anlaşmazlık ya da kavga durumu. Aynı zamanda bir şeylerin birbiriyle uyuşmaması anlamına da gelir.
Examples
There are many conflicts in the world today.
Bugün dünyada birçok **çatışma** var.
Sometimes, conflicts of interest make decisions complicated.
Bazen menfaat **çatışmaları** karar vermeyi karmaşık hale getirir.
Workplace conflicts often start with small misunderstandings.
İşyerindeki **anlaşmazlıklar**, genellikle küçük yanlış anlamalarla başlar.
He tries to avoid conflicts by staying quiet during meetings.
Toplantılarda sessiz kalarak **çatışma**lardan kaçınmaya çalışır.
The two countries have had several conflicts over the years.
Bu iki ülke yıllar boyunca birkaç **çatışma** yaşadı.
Family conflicts can be very difficult to solve.
Aile içi **anlaşmazlıklar**ı çözmek bazen çok zor olabilir.