“concentrated” in Turkish
Definition
Bir şeyin küçük bir alanda çok yoğun bulunması ya da bir şeye dikkat ve odaklanmanın yüksek olması durumu.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle sıvılar ('konsantre meyve suyu') veya yoğun dikkat/çaba ('konsantre çaba') için kullanılır. 'concentrating' ile karıştırmayın.
Examples
This juice is very concentrated.
Bu meyve suyu çok **konsantre**.
He gave me a concentrated look.
Bana **yoğunlaşmış** bir bakış attı.
The class worked in a concentrated way before the exam.
Sınıf sınavdan önce **konsantre** bir şekilde çalıştı.
She made a concentrated effort to improve her English before moving abroad.
Yurt dışına gitmeden önce İngilizcesini geliştirmek için **konsantre** bir çaba gösterdi.
All the noise outside made it hard to stay concentrated on my homework.
Dışarıdaki tüm gürültü, ödevime **konsantre** olmamı zorlaştırdı.
Be careful—this is a concentrated cleaning product and needs to be diluted.
Dikkatli ol—bu, **konsantre** bir temizlik maddesi, seyreltilmesi gerekir.