“concealing” in Turkish
Definition
Bir şeyi başkalarının görmemesi veya bilmemesi için saklamak ya da gizli tutmak.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok resmi ya da hukuki bağlamda kullanılır; 'gizleme' kelimesi 'hiding'den daha resmidir. 'concealing evidence', 'concealing emotions' gibi ifadelerde geçer.
Examples
He was concealing a letter in his drawer.
Çekmecesinde bir mektubu **gizliyordu**.
She is concealing her feelings from her friends.
Duygularını arkadaşlarından **gizliyor**.
The thief was concealing the stolen jewelry.
Hırsız çalınan mücevherleri **gizliyordu**.
He's good at concealing his true intentions during negotiations.
Görüşmeler sırasında gerçek niyetlerini **gizlemede** iyidir.
Many celebrities are accused of concealing details about their private lives.
Birçok ünlü, özel hayatlarına dair ayrıntıları **gizlemekle** suçlanıyor.
Are you concealing something from me? You seem nervous.
Benden bir şeyi mi **gizliyorsun**? Gergin görünüyorsun.