compulsive” in Turkish

takıntılıkompulsif

Definition

Takıntılı kişiler, istemeden aynı davranışı tekrarlar ve bunu kontrol etmekte zorlanır. Genellikle kişinin iradesi dışında gelişen alışkanlıklar için kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

'Compulsive' kelimesi genelde 'compulsive gambling', 'compulsive lying' gibi olumsuz davranışlarda kullanılır. Bu kelime, kişinin kontrol edemediği davranışları anlatır. 'Impulsive' (anlık hareket) ile karıştırmayın.

Examples

He is a compulsive eater and finds it hard to stop snacking.

O, **takıntılı** bir yiyici ve atıştırmayı bırakamıyor.

She has a compulsive habit of checking her phone every few minutes.

Onun her birkaç dakikada bir telefonunu kontrol etme gibi **takıntılı** bir alışkanlığı var.

Many compulsive shoppers buy things they do not need.

Birçok **takıntılı** alışverişçi ihtiyacı olmayan şeyler satın alır.

He bites his nails in a compulsive way when he's nervous.

Sinirlendiğinde tırnaklarını **takıntılı** bir şekilde yer.

She’s a compulsive liar—she just can’t help herself.

O, **takıntılı** bir yalancı—kendini durduramıyor.

I have a compulsive need to double-check that the door is locked.

Kapının kilitli olduğundan emin olmak için **takıntılı** şekilde defalarca kontrol ediyorum.